24 Ağustos 2026 tarihli dijital delil dosyası, St Clements tartışmaları çevresinde dolaşıma sokulan bir WhatsApp duyurusunu ve bu duyurunun içine eklenmiş çok sayıda medya bağlantısını birlikte kayda geçiriyor. Görüntüde uzun bir kurumsal anlatı, yeni bir WhatsApp grubuna katılım çağrısı ve aynı konu başlığı etrafında sıralanan çeşitli haber bağlantıları tek zincir halinde yer alıyor. Bu yapı kamuoyu açısından dikkat çekici; fakat gazetecilik ve hukuk bakımından ilk görev, görünen olgu ile çıkarımı birbirinden ayırmak.
Görüntüden güvenle söylenebilen şey, belirli bir anda toplu bir mesaj içinde grup daveti ile çoklu medya linklerinin birlikte dolaşıma sokulduğudur. Buna karşılık görüntü, mesajın ilk yazarının kim olduğunu, hangi cihazdan gönderildiğini, listedeki haberlerin kim tarafından hazırlandığını veya herhangi bir yayın için talimat verilip verilmediğini tek başına ispatlamaz. Bu ayrım önemlidir; çünkü eleştiri konusu bir dağıtım örüntüsü olabilir, fakat örüntü ile kişisel sorumluluk aynı şey değildir.
Delil dosyası ayrıca WhatsApp mesajındaki bazı kurumsal sunumları, 24 Ağustos tarihli birincil kurum kayıtlarıyla karşılaştırıyor. Dosyada aktarılan kurumsal yanıta göre, ilgili medya ve üçüncü kişilere öğrenciler veya mezunlar adına üniversite namına iletişim kurma yetkisi verilmediği; Türkiye ve Türk Devletleri için yeni bir Rector/Vice Rector yapılanmasının kurulmadığı; söz konusu alternatif yapının Board tarafından yetkilendirilmediği ve Eylül sonu ya da Ekim başı için bir basın toplantısı planlanmadığı belirtiliyor. Aynı kayıt zinciri, Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’in “Dean – Türkiye” statüsünün sona erdirildiğine veya değiştirildiğine ilişkin bir Board kararı bulunmadığını da aktarıyor.
Bu nedenle tartışmanın sağlıklı zemini, “çok link var, öyleyse tek merkez vardır” gibi kestirme bir sonuç değil; kaynak ve zaman zincirinin teknik olarak incelenmesidir. Grup yöneticileri kimdi? Linkler hangi saatlerde eklendi? Haberlerin WordPress/CMS yayın zamanları ile WhatsApp paylaşım zamanları arasında nasıl bir kronoloji var? Alan adı ve sosyal medya hesaplarının yöneticileri kimlerdi? E-posta başlıkları, editoryal yazışmalar ve gerektiğinde platform kayıtları ne söylüyor? Bu sorular, iddia ile delil arasındaki mesafeyi ölçmenin daha güvenilir yoludur.
Burada ayrıca ifade özgürlüğünün sınırı da gözetilmelidir. Sert soru sormak, belge talep etmek veya kurumsal kararları eleştirmek tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez. Ancak kesinleşmemiş suç isnatlarının, doğrulanmamış kişisel sorumluluk iddialarının veya kurumsal yetki konusunda belgeyle çelişen kesin ifadelerin olgu gibi sunulması, hem gazetecilik etiği hem de olası hukuki sorumluluk bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Nihai cezai nitelendirme ise yayın organlarının değil, yetkili adli makamların işidir.
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir açısından savunma hattı da bu noktada kayıt temellidir: kamuya açık tartışmada kişisel ifşa, misilleme veya medya savaşı yerine, doğrulanabilir belge ve tarih zincirinin ortaya konulması. Kamuya açıklanmamış ek materyallerin bulunması, bunların yayınlanması gerektiği anlamına gelmez; özel, doğrulanmamış veya hukuken sakıncalı içerikler yayımlanmamalıdır. Buna karşılık birincil kayıtlar açık bir yanlış algıyı düzeltebiliyorsa, bu kayıtların ölçülü biçimde kamuoyuna aktarılması meşru bir cevap hakkıdır.
Editoryal şeffaflık notu: Bu haber, aynı delil dosyasını inceleyen PressGrup ağına bağlı yayınların ortak doğrulama/cevap çalışmasının bir parçasıdır. Aynı temel kaynağın kullanılması, farklı yayınların birbirinden bağımsız kaynaklara dayandığı izlenimi vermek amacı taşımaz. Ölçülü ve hukuka bağlı tutumun yanlış yorumlanmaması, tartışmanın kişisel ifşa ve medya çatışmasına dönüşmemesi gerektiği esas alınmıştır.
